
Yıldırım Demirören’in benzerini pek hatırlayamadığım tepkisini anlamlandırabilmek çok zor. Durum çok açık; takım kötü oynuyor ve taraftar başkanı istemiyor. Bu yeni bir şey değil. Bu güne kadar istifaya çağırılan kulüp başkanlarının adlarını alt alta yazsak... şeklinde başlayan bir cümlenin atasözü zannedilme ihtimalinin yüksekliği bile bu durumun artık bir futbol klişesi olduğunun kanıtıdır. Eğer durum böyleyse başkanın, kendisine sinir krizi geçirtebilecek bir işe (ya da hobiye) sahip olduğunu çoktan anlamış olması lazım.
Kendisinin, 2000 yılından beri dillendirdiğini söylediği, “Ben burada olduğum sürece Mustafa Denizli Beşiktaş kulübüne giremez" özdeyişini içeren videoların tıklanma oranları her geçen gün artıyor. Taraftar forumlarında başkanın ismi o kadar çok geçiyor ki, kendisinin bir hayli uzun olan ve toplamda 18 harf içeren ismini yazmaktan sıkılanlar bunun yerine YD kısaltmasını kullanıyorlar.
İbrahim Kaş ile ilgili anlaşılamaz transfer politikası, Tabata transferi hadisesi veya detaylarına girildiğinde şeref tribününe kadar uzanan kötü kokulara ulaşılabilecek Denizli maçı meydan muharebesi başkanın referans mektubundaki konu başlıklarından yalnızca bir kaçı.
Ocak ayında yapılacak seçimin sonucunu şimdiden kestirebilmek çok zor ama bence Beşiktaş taraftarı açısından bunların tümünden çıkacak sonuç gelen gideni aratır atasözüyle özetlenebilir. İki ay sonra yapılacak seçimin sonucunda, "göreve gelirsem tribünleri temizleyeceğim" diyen Murat Aksu’nun kulübün başına geçmesi ihtimalini düşününce durumu özetleyen atasözlerini çoğaltmak da mümkün.
Ocak ayında yapılacak seçimin sonucunu şimdiden kestirebilmek çok zor ama bence Beşiktaş taraftarı açısından bunların tümünden çıkacak sonuç gelen gideni aratır atasözüyle özetlenebilir. İki ay sonra yapılacak seçimin sonucunda, "göreve gelirsem tribünleri temizleyeceğim" diyen Murat Aksu’nun kulübün başına geçmesi ihtimalini düşününce durumu özetleyen atasözlerini çoğaltmak da mümkün.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder